|
Türkiyeli
Yazar ALI NAR kimdir?
1938 yılında esasen Erzurum ili Hasankale ilçesi Issisu köyünde
(şimdi Sarıkamış'a bağlı) doğmuş, köyde büyümüş.
1949'da ise, ailece Yozgat'ın Karahalli köyüne hicret
etmis, orada gelişip yetişmiştir.
içinde
doğduğu köy, Doğu Anadolu'nun fakirliğini yaşıyordu. Doğduğu
aile ise köyün de fakirlerindendi...
Babası
bu köyde doğmuş büyümüş. Dedesinin dedesi ise
bu köye imam olarak yakın bir köyden gelip yerleşmiş.
O yüzden bu aile (veya kabile) Mollagil diye anılır. Babası
Molla Sehri-ünvanıyla tanınırdı. (Yozgat'a göçedince
bu aile unvanı unutuldu. T.C. nin uydurduğu soyad yani (Nar) olarak
anılır oldu.] Birinci Dünya savaşında Erzurum cephesinde savaşan
baba. "Bölük Emini" olarak tanınmıştı Akranı
da onu öyle bilirdi.
Bu
savaşta cephe bozulunca, ayrılmış ve Batıya hicret etmekte olan
ailesine Bayburt'ta ulasan baba Molla Sehn, burada yazarımız Ali
Nat'in annesi Hasan kızı Hava'dan doğma Gülü hanımla evlenmisti.
Anne savaş anında aile fertlerini kaybetmiş genç kızdı. Bu
evlilikten (10) erkek (4) kız evladı olmuş. Beşi daha bebekken,
ikisi ise belli yaşta ölmüş ve yedi çocuğu büyümüstü...
Yazarımız işte bu yedi kardeşten alimcisi olarak gelişti...
İlkokula
doğduğu köyde başladı. Ancak üç yıl gecikmeli başlamıştı.
Çünkü babası onu hep Kur'an okutmakta ve hafiz yapma azmindeydi...
Gecikmeli başladığı ilkokulda bir sınıf atlayarak gitti. Çünkü
okul öncesi okuma yazmayı öğrenmişti. Hatta bir de not
defteri yapmış; dualar, şiirler ve önemli olayları not ediyordu...
Yozgat'a
hicretleri dikkate değer olaydı: Dede Molla Süleyman'ın dokuz
erkek evlâdı vardır. Yazar'ın babası Molla Sehri yaşça
üçüncü sıradadır.
Dünya
savaşında Ruslar köyü bastığında. Molla Süleyman'ın
evde bulunan oğulları, kadınları, çocukları alıp Erzurum'a
doğru kaçarlar. Babaları, bir kardeşle evde kalır ve Rusya'ya
esir gider, dönmezler. Kalan sekizden ikisi savaşta şehid olur.
Altı kardeşte tekrar istiklâl savaşına katılır ve hepsine
de madalya verilir. Ancak köyde verimli arazisi bulunmayan
bu kardeşler yoksulluk çeker. Ayrıca 1950 öncesi tek
lider, tek şef despot yönetimden bunalan Molla Şehri, kitaplarının
köy muhtarı tarafından müsadere edilmesine de tahammül
edemez ve İç Anadolu'da çiftçilik için
boş arazi bulurum ümidiyle tebdil-i mekânı dener... Bu
arada, cihan savaşı yıllarında oralarda kalan amcasının oğlu da
çağırınca, oraya göçeder:
Köyünden
Erzurum'a kadar öküz arabasıyla, oradan Kayseriye trenle,
oradan kasabaya kamyonla oradan da Karahalli köyüne at
arabasıyla intikal eden aile, bu köyde 1969 a kadar kalır.
Ancak arazi sahibi olamazlar. Burada da geçim sıkıntısı sürer...
Bu meyanda yazarımız Ali Nar, okumak ister. Babası onu hafız edeyim
derken; o da ilkokulu birincilikle bitirdiğini hesabederek resmi
okula gitmeyi isterse de şehirde barınma olanağı bulunmadığından
bekleme sürer, 1952'de babası aniden vefat edince, şaşkınlık
sürer. Ağabeyleri köyde ırgatlık yaparak geçinmektedir.
(15) yaşına basmış bulunan Ali Nar ise hayal kurmaktadır.
|